Emirhan Yorulmazlar - The Role of Ideas in Turkish Foreign Policy: The JDP-Davutoglu paradigm and Its Role after 2002

An abstract of the Dissertation of Emirhan Yorulmazlar, for the degree of Doctor of Philosophy from the Atatürk Institute for Modern Turkish History at Boğaziçi University to be taken January 2015

The Role of Ideas in Turkish Foreign Policy: The JDP-Davutoğlu Paradigm and Its Role after 2002

This dissertation posits that ideas had a role in explaining change in Turkish foreign policy during the Justice and Development Party (JDP) era. It is argued this ideational change not only altered policy goals and instruments, but also the nature of Turkish foreign policy as a whole. The assumption is that the political flux and the government’s political choice gave leeway to Davutoğlu’s ideas to embody the emergent JDP- Davutoğlu paradigm. A twofold theoretical framework is applied first to extract the role of ideas, second to depict the paradigmatic change. To that end, the dissertation brings in the traditional bureaucratic paradigm as a null hypothesis, which has survived the post- Cold War era through a laborious process of adjustment and overcoming anomalies under bureaucratic stewardship.

Early on, the JDP developed a dual approach in foreign policy, embracing status quo and change at the same time. This was seen both as a secure and expedient way to build a power base for the incumbent government. The JDP’s early term accommodationist approach went hand-in-hand with an urgent need for new ideas to realize its self-declared transformative agenda. Davutoğlu’s ideas supplied this demand, which later on laid the groundwork for a gradual paradigmatic shift. The emerging paradigm got steam under the JDP’s political aegis. When Davutoğlu was appointed as the Minister of Foreign Affairs, the JDP-Davutoğlu paradigm has already been operative. His appointment essentially pointed to a move towards its institutionalization. Yet this was not merely a “Davutoğlu affair.” It also reflected political, bureaucratic and institutional changes within the Turkish polity. Despite growing anomalies, the overall response of Turkish foreign policy to the regional upheaval after 2011 has been shaped by adjustments within the parameters of the evolving paradigm. 

 

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Doktora derecesi için Emirhan Yorulmazlar tarafından Ocak 2015’te teslim edilen tezin özeti

Türk Dış Politikasında Fikirlerin Rolü: AKP-Davutoğlu Paradigması ve 2002 yılından sonraki Rolü

İşbu doktora tezinde, fikirlerin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde Türk dış politikasında (TDP) gözlenen değişimin izahatında bir rolü olduğu varsayılmaktadır. Tezde, fikri değişimin sadece politika hedeflerini ve enstrümanlarını değil aynı zamanda TDP’nin doğasını da tümden değiştirdiği argümanı savunulmaktadır. Siyasi karmaşa ve AKP iktidarının siyasi tercihlerinin Davutoğlu’nun fikirlerine alan açarak boy göstermekte olan AKP-Davutoğlu paradigmasının vücut bulmasını sağladığı varsayımından hareket etmektedir. Tezde, ikili bir teorik çerçeve kullanılarak fikirlerin rolü tespit edilmeye çalışılmakta ve paradigma değişimi tasvir olunmaktadır. Tezde bu amaçla, zahmetli bir uyum sürecinden geçen ve bürokratik idareyle aykırılıkların üstesinden gelerek Soğuk Savaş sonrası dönemde hayatta kalan geleneksel bürokratik paradigma sıfır hipotezi olarak incelenmektedir. AKP erken dönemde eşzamanlı olarak statükoyu ve değişimi benimseyerek ikili bir yaklaşım sergilemiştir. Bu yaklaşım, iktidardaki hükümet için zemin kazanmak adına hem güvenli hem siyaseten tedbirli bir yöntem olarak değerlendirilmiştir. AKP’nin ilk dönemindeki bu uzlaşmacı yaklaşım, kendine vazife biçtiği dönüştürmeci gündemi gerçekleştirmeyi teminen yeni fikirlere duyulan acil ihtiyaçla ele ele yürümüştür. Davutoğlu’nun fikirleri bu talebi karşılamışve bilahare tedrici bir paradigma kaymasına zemin hazırlamıştır. Ortaya çıkmakta olan yeni paradigma AKP’nin siyasi himayesinde yol almıştır. Davutoğlu, Dışişleri Bakanı olarak atandığında, AKP- Davutoğlu paradigması işler durumdaydı. Bu atama esasen sözkonusu paradigmanın kurumsallaşması yönünde atılan bir adıma işaret etmiştir. Ancak meydana gelen değişim sadece bir “Davutoğlu meselesi”nden ibaret değildir. Aynı zamanda Türkiye’deki devlet yapısında kaydedilen siyasi, bürokratik ve kurumsal değişimlerin bir yansımasını ifade etmektedir. Artan aykırılıklara rağmen, TDP’nin 2011 yılından sonra meydana gelen bölgesel karmaşaya genel anlamda yanıtı evrilmekte olan paradigmanın parametreleri içinde düzeltmelerle şekillenmektedir.