Yunus Babacan - Private Indebtedness in Turkey after the 2001 Financial Crisis: An Inquiry on Class and Inequality

The meaning of debt augmentation is clarified in the formation of the distinction between different classes or of different socio-economic levels and these different dispositions proliferate a vague world of meaning for the universal meaning and definition of the debt. The difference in meaning here will be handled over the private debts in this study. The proliferation and domination of the new form of capitalism, the financialization as a world sphere phenomenon has brought unprecedented economic inequalities and a very serious indebtedness trend. The aim of this study can be defined as a modest introduction to relationality between class relations, inequality and debt in particular case and context in Turkey. First, this study aims to investigate four types of level of income's new patterns about the debt phenomena via the consequences of the becoming debtor. In this inquiry, I want to briefly ex-plain and argue the problematic issues that what the indebtedness in the this specific comparison by the toolkits of new economic sociology and economic anthropology. Additionally, in particular I want to argue that the function of debt stimulates and strengthens the debt relations for the lower class or low-income groups, on the other hand debt supplies expansion and accumulation for the at the middle and upper class groups end of this process. Briefly stated, debt has a dissimilar function for different income groups or classes. Finally, in this context, I will conduct a discussion on the morality of debt.

Bu tez 2001 krizi sonrası artan finansallaşma ile birlikte Türkiye'de yaşanan eşitsizlikler arasında borç durumu üzerinden pozitif bir korelasyon olduğunu iddia eder. Finansallaşma ve eşitsizlik arasındaki ilişki borcun farklı sınıfsal pozisyonlara mensup insanlar için sahip olduğu farklı anlamlara, işlevlere ve pratiklere sahip olmasıyla ilgili. Borç ve borçluluk herkes için geçerli olduğunu varsaydığımız sözlük anlamına aslında sahip değil. Burada yaşanan anlam farklılığı insanların bireysel borçları üzerinden ele alınacaktır. Bu çalışmada özel borçlar arasında yapılan ayrım mantığının karşısında ticari krediler ve tüketici kredileri aynı kategori içerisinde ilişkilendirilecektir. Kapitalizmin yeni formunun tahakkümü ve yayılması olarak finansallaşma yer kürede eşi görülmemiş iktisadi eşitsizlikleri ve hayli yüksek derecede borçlanmayı getiren bir fenomen oldu. Bu çalışmanın amacı Türkiye bağlamında hususi bir vaka üzerinden borç, eşitsizlik ve sınıf ilişkileri arasındaki ilişkiselliğe mütevazi bir giriş mahiyetinde değerlendirilebilir. Bu araştırmada yeni ekonomik sosyolojinin ve ekonomik antropolojinin sağladığı araçlarla borçluluğu sorunsallaştırarak açıklamaya ve tartışmaya çalışacağım. Ayrıca, borcun işlevinin alt gelir gruplarını borç ilişkileri içerisinde tahkim eden ve sürdüren işlevini ve diğer tarafta orta ve üst gelir gruplarının sınıfsal pozisyonlarını tahkim etme ve genişletme aracı olarak borcun farklılaşan işlevini özellikle belirtmek isterim. Kısacası borç farklı gelir gruplarında veya sınıflarda benzer olmayan işlevler icra eder. Son olarak bu bağlamda borcun ahlakiliği üzerine bir tartışma yürüteceğim