Mehmet Çınar Özkay - Cosmopolitan Mirage in post-Ottoman Cities: Istanbul's Beyoğlu, Beirut, and Alexandria

Istanbul's historically cosmopolitan center Beyoğlu, went into a silent era in the twentieth century. Globalization in late 1990s triggered a nostalgic revival. Beyoğlu was home of a cultural renaissance. By mid 2000s, Istanbul was one of the most visited cities in Europe and Beyoğlu was its most inspiring neighborhood. I call this period the golden age of neo-liberal cosmopolitanism in Beyoğlu. This golden age was a brief one however. With the destructive effects of neo-liberal development and rising political tension in Turkey; the district lost its cosmopolitan soul, particularly from the perspective of the disillusioned groups. These circles relate this outcome to AKP's authoritarian turn. In this thesis –while recognizing the significance of political factors- I point out the inherent deficiencies of the neo-liberal revival. Gentrification and unauthenticity of the revival was already harming Beyoğlu's soul. The neo-liberal revival of the 2000s consisted of a consumption of nostalgia, commodification of history and cosmopolitanism. This was not a true renaissance of Istanbul's past cosmopolitanism. It was a mirage, a brief illusion. Even though this era was a cosmopolitan mirage; its social and cultural achievements are unparalleled in the Republic's history. This thesis is an attempt to understand the true nature of the past golden age and inspire a more sustainable future cosmopolitan golden age for Beyoğlu.

İstanbul'da kozmopolit hayatın tarihsel merkezi olan Beyoğlu 20'nci yüzyılda sessiz bir döneme girdi. 1990'ların sonunda küreselleşme nostaljik bir canlanmayı tetikledi. Beyoğlu kültürel bir rönesansın merkezi oldu. 2000'li yılların ortalarına gelindiğinde İstanbul Avrupa'nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri, Beyoğlu da en ilham verici semtiydi. Semtin bu dönemini "neo-liberal kozmopolit altın çağ" olarak tanımlıyorum. Bu altın çağ kısa sürdü. Neo-liberal kalkınmanın ve artan siyasi gerilimin yıkıcı etkileri –hayal kırıklığı yaşayan çevrelere göre- Beyoğlu'nun kozmopolit ruhunu bir kez daha kaybetmesine sebep oldu. Bu çevreler bu sonucu AK Parti'nin otoriterliğe yönelmesine bağladı. Bu tezde -siyasi faktörlerin belirleyiciliğini kabul ederek- neo-liberal canlanmadaki kalıcı ve kaçınılmaz eksikliklere dikkat çekiyorum. Soylulaştırma sorunları ve canlanmanın otantik olmaması Beyoğlu'nun ruhuna zaten hasar vermişti. 2000'lerdeki neo-liberal canlanma, nostaljinin tüketimi, tarihin ve kozmopolitliğin metalaştırılması odaklıydı. Bu, İstanbul'un geçmişindeki kozmopolitliğin hayata dönmesi değildi. Kısa süren bir yanılsama, bir seraptı. Fakat Beyoğlu'nun bu dönemi bir serap bile olsa, toplumsal ve kültürel kazanımlar Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçekteydi. Bu tez 2000'lerdeki altın çağın özelliklerini tüm boyutlarıyla ele almayı ve gelecekte daha kalıcı ve sürdürülebilir bir altın çağ için ilham vermeyi amaçlıyor.