Canan Uçar - Syrian Women in Antep: Labor, Forced Migration and Violence

This thesis analyzes the intersectionality of labor, forced migration, gender, racism and violence, and how these intersections have an impact on the labor processes of the Syrian women living in suburban neigh-borhoods of Antep. It examines the everyday life intersectionality of the economic, social, political, cultural and class dynamic processes and structures in which the Syrian women are embedded, and how those processes are articulated with each other, by focusing on the daily labor processes of Syrian women involving in the informal home-based piecework labor market of Antep. With articulation of women into the labor market- in addition to domestic works like childcare, elderly care, domestic labor and so on which the current gender regime imposes on women- the burden of women has increased. In cases where husbands or males in the household work intensely, the women take the responsibility of outside work such as grocery shopping, medical visits, paying bills and so on which makes them invisible in urban life- unable to enter a certain kinds of public spheres- and visible in some certain spheres like the hospital. This research also reveals that racism, social oppression and violence against women in the name of honor has in-creased. As all these processes push the women into the home, this thesis aims at making visible the women subjectivities and agencies against the approaches and methods in a struggle for defining the Syrian women as "victim" and "suffering". Being inside emerges as one of the tactics of Syrian lower-class women who are formally recognized under temporary protection status but live the refugee experience, to protect themselves and survive.

Bu tez çalışması; emek, zorunlu göç, toplumsal cinsiyet, ırkçılık ve şiddetin kesişimselliğini ve bu kesişimselliklerin Antep'in varoş mahallelerinde yaşayan Suriyeli kadınların emek süreçlerine etkilerini analiz etmektedir. Antep'in ev içi parça başı kayıt dışı emek piyasasına dahil olan Suriyeli kadınların günlük hayatlarındaki emek süreçlerine odaklanarak, kadınların içinde bulunduğu ekonomik, toplumsal, siyasal, kültürel ve sınıfsal dinamik süreç ve yapıların günlük hayat akışındaki kesişimselliğini ve birbirlerine nasıl eklemlendiğini ortaya koymaktadır. Emek piyasalarına eklemlenme ile- mevcut toplumsal cinsiyet rejiminin kadına yüklemiş olduğu çocuk, yaşlı, ev içi emeğe ek olarak- kadınlar üzerindeki yük kat ve kat artmıştır. Eşleri ya da hanedeki erkeklerin yoğun çalışması durumunda, kadınlara bir de alışveriş, hastane işleri, fatura yatırma gibi bazı ev dışı işleri de eklenmektedir. Bu; onların, kentte görünmez olmaları ve belli kamusal alanlara girememelerine ama aynı anda hastane gibi bazı belli başlı alanlarda da görünüyor olmalarına sebep olmaktadır. Bu çalışma, diğer bir taraftan da namus üzerinden kadınlar üzerindeki toplumsal baskı, şiddet ve ırkçılığın arttığını ortaya koymaktadır. Tüm bu süreçlerin kadınları ev içine itme gücü olduğu gibi, onları "kurban", müzmin "mağdur" sıfatlarıyla anlamaya çalışan yaklaşım ve yöntemlere karşı kadınların öznelliklerini ve failliklerini de görünür kılmaktadır. Ev içinde olma, geçici koruma altında tanımlanan fakat mülteci deneyimine sahip Suriyeli alt sınıf kadınların kendilerini koruma ve hayatta kalma taktiklerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır.