Ayşenur Alper - Crisis of the reformist Ideal: A Critique of Ottoman Narratives of Crisis on 1875-1876

This study aims to analyze the narratives of Mithat, Cevdet, Mahmud Nedim Pashas, and Ahmet Mithat Efendi regarding the economic, political, and international crises of the Ottoman 1875 and 1876 as founding narratives of the Hamidian Era. It suggests that in these narratives ideological bifurcations of the Tanzimat era were reconstructed to shape the following political regime, since, at the time, the current political status quo was shattered within the empire and the international arena. Based on political treatises, memoirs, and chronicles, it discusses the intertwined nature of the internal political struggles of the Empire after the death of Ali Pasha in 1871 and the rivalry between a liberal Britain and a monarchist Russia in the international arena. It shows that the political figures of the period who saw the crisis period as an opportunity for promoting their political ideals reconstructed these crises through their narratives. Thus, the main goal of this thesis is to show that the essential crisis of the period of 1875-1876 was a regime crisis that emerged from the shattering of the Tanzimat status quo within the empire parallel with the shattering of the European balance of power.

 

Bu çalışma, Mithat, Cevdet ve Mahmud Nedim Paşalar ile Ahmet Mithat Efendi’nin Osmanlı’da 1875-1876 döneminde yaşanan ekonomik, siyasi ve uluslararası krizlere dair anlatılarını II. Abdülhamid döneminin kurucu anlatıları olarak incelemeyi amaçlamaktadır. İmparatorluk içindeki ve uluslararası arenadaki siyasi statükonun çözüldüğü bu dönemde, Tanzimat döneminin ideolojik çatallanmalarının, bu anlatılarda, bir sonraki siyasi rejimi şekillendirme amacıyla yeniden inşa edildiğini öne sürmektedir. Çalışma; siyasi incelemelere, hatıralara ve kroniklere dayanarak, Ali Paşa’nın 1871’deki ölümünden sonra imparatorluğun iç siyasi mücadeleleri ile uluslararası alanda liberal bir İngiltere ile monarşist bir Rusya arasındaki rekabetin iç içe geçmiş doğasını tartışmaktadır. Dönemin siyasi figürlerinin, kriz dönemini kendi siyasi ideallerini öne çıkarmada bir fırsat olarak görerek yaşanan krizleri bu doğrultuda metinleri aracılığıyla yeniden inşa ettiklerini ortaya koymaktadır. Bu bakımdan çalışmanın temel amacı, 1875-1876 döneminin esas krizinin, Avrupa güç dengesinin sarsılmasına paralel olarak Tanzimat statükosunun çözülmesinden doğan bir rejim krizi olduğunu öne sürmektir.