Nazlı Bülay Doğan / Reflections of the Global Implementation of Intellectual Property Rights on Pharmaceutical Policies: The Case of Turkey

An abstract of the Thesis of Nazli Bülay Dogan, for the degree of Master of Arts at the Ataturk Institute for Modern Turkish History of Bogaziçi University to be taken in May 2012

Reflections of the Global Implementation of Intellectual Property Rights on Pharmaceutical Policies: The Case of Turkey

This thesis examines how the pharmaceutical policies are affected by the global implementation of intellectual property rights (IPRs) in the era of neoliberal globalization and, in return, how these policies affect the pharmaceutical sector and multinational pharmaceutical companies (MPCs), which are the main actors of this implementation process. For this objective, the study is organized in three chapters where first, the global implementation of IPRs is examined; second, the pharmaceutical policies affected by this implementation are discussed and last, their reflections in Turkey are explored. During the thesis, the literature reviews on IPRs and pharmaceutical policies are reinforced with the examination of sector reports, media scans, press releases and interviews for the aim of studying this dynamic political process. In the particular case of Turkey, the current situation is the result of a long process going back to the 1960s, since when the interests of different actors are facing each other. It is undeniable that the global implementation of IPRs creates a favorable atmosphere for MPCs, affects the domestic sector negatively, and results in increasing public pharmaceutical expenditures. For that reason, the Turkish government has conducted cost containment policies aimed especially at these drugs in question, relying on its monospony position. However, according to another result, there has not yet been a violent confrontation between MPCs and the Turkish government. Moreover, there is a tendency to loosen the tension between them. For that reason, it is believed that the current political situation will be unbalanced in the near future.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Nazli Bülay Dogan tarafindan Mayis 2012‘de teslim edilen tezin özeti

Fikri Mülkiyet Haklarinin Küresel Düzeyde Uygulanmasinin Ilaç Politikalarina Etkisi: Türkiye Örnegi

Bu tezde, neoliberal küresellesme döneminde ilaç politikalarinin fikri mülkiyet haklarinin küresel düzeyde uygulanmasindan nasil etkilendiklerini ve bunun karsiliginda, bu politikalarin ilaç sektörünü ve bu uygulamanin bas aktörü olan çok uluslu sirketleri nasil etkiledigi arastirildi. Bu amaçla çalismayi üç bölüme ayrildi. Glk bölümde fikri mülkiyet haklarinin küresel düzeyde uygulanmasi süreci, ikinci bölümde ilaç politikalarinin bundan nasil etkilendigi ve son bölümde de tüm bunlarin Türkiye örnegine nasil yansidigi incelendi. Fikri mülkiyet haklari ve ilaç politikalari üzerine olan literatürün incelenmesi; sektör raporlarinin ve basin açiklamalarinin incelenmesi, medya taramasi yapilmasi ve sektörle iliskili farkli aktörlerle gerçeklestirilen mülakatlarla saglamlastirildi. Çalismanin sonunda fikri mülkiyet haklarinin küresel düzeyde uygulanmasinin duragan bir durum olarak düsünülmemesi gerektigi, aksine bunun dinamik bir siyasi süreç oldugu gözlemlendi. Türkiye özelinde, güncel durum 1960‘lara kadar giden bir sürecin sonucudur. Bu süreçte meydana gelen birden çok tartisma, farkli aktörlerin çikar çatismalarini gözler önüne sermistir. Sonuç olarak fikri mülkiyet haklarinin küresel düzeyde uygulanmasi çok uluslu sirketler açisindan avantajli bir atmosfer yaratirken, Türkiye‘deki yerli ilaç sanayisini negatif etkilemekte ve kamunun artan ilaç harcamalarina sebep olmaktadir. Bu nedenle Türk hükümeti, özellikle son dönemde, ilaç piyasasinda neredeyse tek alici olmasinin verdigi güce dayanarak, söz konusu ilaçlara yönelik bütçe kisitlama politikalari gütmektedir. Ama bu tez sayesinde ulasilan baska bir sonuca göre, çok uluslu sirketler ile Türk hükümeti arasinda siddetli bir karsi karsiya gelis henüz yoktur. Hatta ikisinin arasindaki gerilim giderek azalmaktadir. Bu nedenle, mevcut siyasi durumun yakin bir gelecekte degisecegi öngörülebilir.