Çiğdem Oğuz / Negotiating the Terms of Mercy: Petitions and Pardon Cases in the Hamidian Era

An abstract of the thesis of Çiğdem Oğuz for the degree of Master of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken May 2011

Negotiating the Terms of Mercy: Petitions and Pardon Cases in the Hamidian Era

This study focuses on the pardons of the Hamidian era by using the petitions which were written by convicts, accused people or their relatives to the Sublime Porte. Beside the lives, prison conditions and accusations of the convicts, the pardon petitions constitute a useful source for seeing the nature of the relationship between the state and the ordinary people. This study argues that although requesting a pardon seems to have been a kind of obedience to the authority, the relationship established on pardons was established through bargaining and negotiations. The process of granting pardons was an interactive one in which the actors negotiated on the conditions according to the position of supplicant. Also, the petitions allow us to see the debated characteristics of the Hamidian era from the eyes of the ordinary people.

This study seeks clues to the reasons for the frequently granted pardons of the Hamidian era and suggests that granting pardons was one of the policies of Abdülhamid II. In the popular debates on the Hamidian era, the approval of only a few death penalties and commutation of heavy penalties usually are attributed to the mercifulness of the Sultan. However, the pardoning power was a political tool of the Sultan to solve certain problems in a peaceful way. The pardons worked well in establishing a legitimate and just rule in the eyes of the people, compensating the weakness of state in many cases. Hence, this study claims that the pardon was a state policy and it was especially applied during the Armenian Events of the 1890s, the banditry problem and tribal conflicts. Moreover, to gain the loyalties of the outlaws, to use them as informers and collaborate with them in the critical areas of the Empire, pardons were a step in allowing the state to make alliances without losing its prestige. Through the discretionary power of forgiveness, the Sultan tried to restore the monarchical ideology, namely the merciful image of Sultanic rule, which was a distinctive element of monarchical power.

On the other hand, these pardons reflected certain expectations of the popular classes. Generally speaking, the convicts used many discursive strategies requesting pardons through petitions, which also can be found in abundance in the Ottoman archives. These pardon petitions mentioned the innocence of the convict, the miserable conditions of prisoners and their families and the diseases that prevalent in the jails. Through emphasizing the justness, dignity and mercifulness of the Sultan side by side with their weakness, ignorance and poverty, the convicts pleaded for mercy from him. However, in granting pardons, the Abdülhamid regime expected from the convict less loyalty or regret than certain services, and active collaboration on particular issues – a tension which constituted the dynamics of the pardon negotiations.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Çiğdem Oğuz tarafından Mayıs 2011’de teslim edilen tezin kısa özeti

Merhametin Koşullarını Müzakare Etmek: II. Abdülhamid Döneminde Af Talebi Arzuhalleri ve Aflar

Bu çalışma, mahkûm, zanlı ve onların yakınları tarafından sunulan af talebi arzuhallerine ve II. Abdülhamid döneminde af vakalarına odaklanmaktadır. Mahkûmların hayatları, hapishane koşulları ve suçlamaların yanında, af arzuhalleri, devlet ve sıradan insanlar arasındaki ilişkileri görmek için de yararlı bir kaynaktır. Bu çalışma, her ne kadar af dilemek ilk bakışta bir tür itaat ve boyun eğme olarak olarak algılansa da, aflar üzerinden devletle kurulan ilişkilerin pazarlıklar ve müzakereler içerdiğini savunmaktadır. Affetme süreci aktörlerin kendi sosyal konumlarına göre affedilme koşullarını müzakere ettiği karşılıklı bir süreçtir. Ayrıca arzuhaller II. Abdülhamid döneminin çok tartışılan özelliklerine de sıradan insanların gözünden bakmayı sağlar.

Bu çalışma II. Abdülhamid döneminde sıklıkla ilan edilen afların sebeplerine dair de ipuçları vermeyi amaçlamaktadır. Bu döneme dair popüler tartışmalarda ağır cezaların hafifletilmesi ve idamların affedilmesi genellikle Sultan’ın affedici olmasına bağlanmıştır. Fakat affetme yetkisi özellikle bazı sorunların barışçıl bir şekilde çözülmesinde Sultan’ın elinde politik bir araç olmuştur. Aflar, çoğu durumda devletin zayıflıklarını örterken, kitlelerin gözünde meşru ve adil bir yönetim anlayışı inşa edilmesinde işe yaramıştır. Bu sebeple, bu çalışma afların özellikle 1890 Ermeni Olaylarında, aşiretlerle yaşanan çatışmalarda ve eşkıyalık sorununda uygulanan bir devlet politikası olduğunu iddia etmektedir.

Ayrıca, aflar devlete itaat etmeyenlerin bağlılığını kazanmak, onları itirafçı olarak kullanmak ve onlarla kritik bölgelerde devletin prestiji sarsılmadan ittifaklar kurmak için de öne sürülmüştür. Takdir yetkisine dayanan aflar sayesinde monarşik ideoloji, merhametli padişah söylemi üzerinden yeniden üretilmeye çalışılmıştır. Öte yandan aflar kitlelerin kimi beklentilerine de karşılık gelmiştir. Af talep edenler, Osmanlı Arşivlerinde bulunan birçok arzuhalde görüldüğü gibi, söylemsel stratejiler kullanmışlardır. Kendilerinin zayıflıklarına karşı padişahın yüceliğine vurgu yapmışlar, her ne kadar adil padişah vurgusu yapsalar da bir yandan aslında durumun adaletsizliğini, adaletin nasıl sağlanacağını anlatmışlardır. Fakat Abdülhamid rejimi mahkûmlardan sadakat dışında hizmet ve işbirliği de beklemiş bu durum af müzakerelerinin temelini oluşturmuştur.