Seval Gülen / Political Crime and Denunciation in the 1950s - Cases for Making Communist Propaganda

An abstract of the thesis of Seval Gülen for the degree of Master of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken December 2010

Political Crime and Denunciation in the 1950s - Cases for Making Communist Propaganda

This thesis is based on the relationship between political crime and denunciation in the 1950s in Turkey. It analyzes the issue of whether there was an atmosphere of ordinary people denouncing each other in that era or not. The paper examines Republican authorities' view of the 'other'- the communists. I have tried to make a detailed analysis of cases- reasons of notice, relationship status of denouncer, authorities' approach to cases or legal results- so as to interpret that our beliefs on the approach of Republican authorities to the communists or any other groups is how authentic in daily life of ordinary people. The cases provided me to see the threats of political system in the eyes of ordinary people and the issues they need to denounce a person as insulting this system. In this respect, I use the case files with political crimes in the 1950s which are tried by Istanbul 1st High Penal Court in Sultanahmet Courthouse. In my thesis study, I make a detailed analysis of these case files, especially ethnic and religious identity of the accused, relationship status of the denouncer and his/her reason for denouncing, defense of the accused, perspective of the members of the court, and final decision of the court. Such a comprehensive analysis of those case files provide for me to understand, in first phase, social and political climate of the 1950s of Turkey and secondly, the experience of this climate among ordinary people of the society.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Seval Gülen tarafindan Aralık 2010’da teslim edilen tezin kisa özeti

1950'lerde Siyasi Suç ve İhbar - Komünizm Propagandası Davaları

Bu tez,1950'lerin Türkiye'sindeki siyasi suçlarla ihbar kavramı arasındaki ilişkiye dayanmaktadır. Bu dönemde sıradan insanların birbirini ihbar etmelerine neden olacak bir atmosferin olup olmadığını analiz etmektedir. Bu inceleme Cumhuriyet kadrolarının “öteki”lere -komünistler- bakışını araştırmaktadır. Cumhuriyet kadrolarının komünistlere ya da herhangi bir gruba karşı yaklaşımlarının sıradan insanların günlük yaşamlarında ne kadar geçerli olduğunu anlayabilmek için, ihbarın nedeni, muhbirin yakınlık derecesi, yetkililerin davalara ya da hukuki sonuçlarına yaklaşımı gibi açılardan tezimde davaların ayrıntılı bir tartışmasını yapmayı denedim. Davalar, sıradan insanların gözünde siyasi düzenin nasıl tehdit olarak algılandığını ve hangi durumlarda bir insanı rejime hakaret ettiği gerekçesiyle ihbar etme ihtiyacı hissettiğini anlamamı sağladı. Bu amaçla, İstanbul Sultanahmet 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1950'lerdeki siyasi suçları içeren dava dosyalarını kullandım. Tezimde, özellikle sanıkların etnik ve dini kimliklerini, muhbirin yakınlık derecesi ihbar etme sebebi, sanığın savunması, mahkeme heyetinin olaya bakış açıları ve mahkemenin nihai kararı açısından bu dava dosyalarının ayrıntılı bir analizini yaptım. Dosyaların bu denli kapsamlı bir incelemesi, öncelikle Türkiye'nin 1950'lerdeki sosyal ve siyasi iklimini ve ikinci olarak da toplumun sıradan insanları arasında bu iklimin nasıl tecrübe edildiğini anlamamı sağladı.