Gözde Orhan / From Motherhood to Activism: A History of Women in Transformation

An abstract of the Thesis of Gözde Orhan, for the degree of Master of Arts from the Ataturk Institute for Modern Turkish History of Boğaziçi University to be taken in September 2008

From Motherhood to Activism: A History of Women in Transformation

This study scrutinizes the mobilization of mothers in Turkey whose children were subjected to state violence or to abuse of rights for a variety of reasons, relying on the “natural” legitimacy rooted in being a mother, and their entrance into the political sphere with which they had not been familiar. How individual attempts having the aim of saving / finding a child evolved towards collective action, how the pain experienced brought women a collective identity, and how the struggle process transformed the mentality of the mothers are the basic questions of this study. Considering clear and hidden forms of resistance special to motherhood, how the title of “mother,” which serves to confine women in the home and which is shown as the reason for woman’s oppression by some feminists was used as the “weapon of the weak” by the mothers and how it led to reverse their disadvantageous position in the public sphere are analyzed. The study, which examines the way of organization, the demands, and the dynamics of the motherist movements in Turkey by classifying those in four periods, highlights the contribution of the motherist movements to the struggle of human rights.

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Gözde Orhan tarafından Eylül 2008’de teslim edilen tezin özeti

Annelikten Aktivizme: Değişen Kadınların Tarihi

Bu çalışma, çocukları çeşitli nedenlerle devlet şiddetine maruz kalmış ya da hak ihlaline uğramış olan Türkiyeli annelerin, anne olmanın verdiği “doğal” meşruiyete dayanarak mobilize olmalarını ve daha önce tanışık olmadıkları bir alana, kamusal alana girişlerini incelemektedir. Başlangıçta amacı yalnızca kendi çocuğunu bulmak / kurtarmak olan bireysel kalkışmaların nasıl kolektif bir harekete evrildiği, deneyimlenen acının kadınlara nasıl kolektif bir kimlik kazandırdığı ve mücadele sürecinin annelerin zihniyet dünyalarını nasıl dönüştürdüğü bu çalışmanın temel sorularıdır. Anneliğe özgü açık ve gizli direniş formlarından yola çıkarak, kadını eve bağlayan ve kimi feministlerce kadının ezilmesinin bir nedeni olarak gösterilen “annelik” sıfatının, anneler tarafından nasıl “ezilenlerin silahı” olarak kullanıldığı ve kadınların kamusal alandaki dezavantajlı konumlarını tersine çevirmelerinde etkili olduğu incelenmektedir. Türkiye’deki anne hareketlerinin örgütlenme biçimini, taleplerini ve dinamiklerini dört ana dönem altında değerlendiren bu çalışma, anne hareketlerinin insan hakları mücadelesine katkılarına da dikkat çekmektedir.