Selin Dingiloğlu / The Statist Industrialization and the Formation of Industrial Working Class in the Early Republic

An abstract of the thesis of Selin Dingiloğlu for the degree of Master of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken in September 2006

The Statist Industrialization and the Formation of Industrial Working Class in the Early Republic

The basic concern of this master’s thesis is to develop a historical approach towards the statist industrialization initiated in early 1930s and the formation of Turkish industrial working class with its economic, social, ideological and political aspects. It tries to ascertain how the state-owned enterprises Sümerbank and Etibank shaped the profile of the industrial working class and what sort of an influence they had on the intra-class composition and inter-class relations. Those state-owned factories went beyond being merely a production plant and provided other facilities such as housing, training activities, and so on. In this way, the industry complexes contributed to the provisioning and the reproduction of the labour force required by the statist industrialization. The policies pursued by those enterprises had an impact also on the formation and representation of the class identity of industrial workers. Depicting how those impacts were experienced by workers, this thesis examines the labor movement, including both the period before and after the ban on unionization.

Atatürk İlkeleri İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Selin Dingiloğlu tarafından Eylül 2006’da teslim edilen tezin kısa özeti

Erken Cumhuriyet Döneminde Devletçi Sanayileşme ve Sanayi İşçi Sınıfının Oluşumu

Bu tezin amacı, 1930’ların ilk yarısında başlayan devletçi sanayileşme politikalarına ve bu bağlamda ekonomik, sosyal, ideolojik ve siyasi boyutlarıyla Türkiye sanayi işçi sınıfının oluşumuna tarihsel bir yaklaşım geliştirmektir. Tezde, Sümerbank ve Etibank devlet işletmelerinin sanayi işçisi profilini nasıl şekillendirdikleri ve sınıf içi kompozisyon ve sınıflararası ilişkiler üzerinde nasıl bir etkide bulundukları incelenmektedir. Bu devlet işletmeleri sadece bir üretim mekanı olmanın ötesine geçerek konut, eğitim ve benzeri faaliyetler içinde bulunurlar. Bu yönüyle bu sanayi kompleksleri, devletçi sanayileşmenin ihtiyaç duyduğu emek gücünün sağlanması ve yeniden üretiminde rol üstlenirler. Bu işletmeler tarafından izlenen politikalar, sanayi işçi sınıfının oluşumu ve sınıf kimliğinin sunumu üzerinde de etkili oldu. Tez, bu etkinin işçiler tarafından nasıl deneyimlendiğini aktararak, sendikalaşma yasağı öncesi ve sonrası emek hareketini ele almaktadır.