Özlem Bülbül / Remzi Oguz Arik and Cultural Nationalism in Turkey

An abstract of the thesis of Özlem Bülbül for the degree of Master of Arts from the Ataturk Institute for Modern Turkish History to be taken September 2006

Remzi Oguz Arik and Cultural Nationalism in Turkey

Taking into consideration the historical development of nationalism in Turkey, it is not possible to claim that it followed a unique path. In fact, considering nationalism on the axis of Turkey needs in a way to take into account the intellectual accumulation these different perspectives put forward. At this point, cultural nationalism indicates an entirety of intellectual standings which are undeniable. The historical agenda of Turkey is rich with the cultural nationalist discourse that signified culturally extensive ideas on the basis of nationalism. Anatolia has been
host to many nationalist discourses from the late era of the Ottoman Empire until today. The Anadoluculuk Movement, or Anatolian Nationalism, played a significant role in the historical development of one of the nationalist discourses, cultural nationalism. Within the Anadoluculuk Movement were three succeeding intellectual waves. This thesis concentrates on the second wave of the Anadoluculuk Movement throughout the 1930s and especially 1940s, the years that symbolized the golden age of nationalist currents in Turkey, and nationalist understanding of Remzi Oguz Arik, who became a significant representative of this school of thought.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Özlem Bülbül tarafindan Eylül 2006’da teslim edilen tezin kisa özeti

Remzi Oguz Arik ve Türkiye'de Kültürel Milliyetçilik

Milliyetçilik akiminin Türkiye'deki tarihsel gelisimi söz konusu oldugunda bunun tek bir yoldan ibaret oldugunu iddia etmek mümkün degildir. Aslinda milliyetçiligi Türkiye ekseninde düsünmek bir anlamda da bu farkli bakis açilarinin ortaya koyduklari entelektüel birikimi göz önüne almayi gerektirir. Kültürel milliyetçilik tam da bu noktada yadsinamaz bir entelektüel duruslar bütününü ifade ediyor. Milliyetçilik temelinde kültürel yogunluklu bir bakisin egemen oldugu kültürel milliyetçilik söylemi açisindan Türkiye'nin tarihsel ajandasi oldukça zengindir. Anadolu, Osmanli Imparatorlugu'nun son zamanlarindan günümüze degin ideolojik platformda pek çok milliyetçilik söylemine ev sahipligi yapmistir. Bu söylemlerden biri olan kültürel milliyetçiligin Türkiye'deki tarihsel gelisiminde, Anadoluculuk akimi pek çok açidan önemli bir rol üstlenmistir. Anadolu milliyetçiligi olarak da adlandirilan Anadoluculuk akimi çerçevesinde birbirini bir anlamda takip eden üç entelektüel dalga oldugu söylenebilir. Bu çalisma, Türkiye'deki milliyetçilik akimlarinin altin çaglarini yasadiklari 1930'lu ve özellikle de 1940'li yillarin egemen Anadoluculuk söylemini simgeleyen ikinci dalga Anadoluculuk ve bu entelektüel durusun önemli bir temsilcisi durumundaki Remzi Oguz Arik'un milliyetçilik anlayisi üzerine yogunlasmaktadir.