Ceren Gülser İlikan / Tuberculosis, Medicine and Politics: Public Health in the Early Republican Turkey

An abstract of the thesis of Ceren Gülser Ilikan for the degree of Master of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken September 2006

Tuberculosis, Medicine and Politics: Public Health in the Early Republican Turkey

This study examines the struggle against tuberculosis in the early Republican Turkey in the context of health policy. The thesis explains that the population problem derived from the years between the Balkan Wars and the formation of the Republic shaped the public health area. Medicine is discussed as political, and the dimensions of the regime’s intervention in social and daily domains are introduced.

In 1930s Turkey, in the process of the formation of the nation-state, the improvement of the population qualitatively and quantitatively came onto the agenda, and methods on how to prevent population decrease are discussed. In this process, it is observed that physicians appeared as active actors. The physicians played roles in both the prevention of epidemic diseases, and public health education.

Tuberculosis is handled as one facet of the epidemic diseases problem in the early Republican period, and it is explained that the policy developed in this period in the field of health was realised actually with also the intense efforts of voluntary societies due to the financial shortages of the state. Additionally, the normalisation of the body through dealing with it in the social field and the inclusion of medicine within social control norms are revealed.

Atatürk Ilkeleri Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Ceren Gülser Ilikan tarafindan Eylül 2006’da teslim edilen tezin kisa özeti

Verem, Tip ve Siyaset: Erken Cumhuriyet Döneminde Kamu Sagligi

Bu çalisma Türkiye’de erken Cumhuriyet döneminde saglik politikasi baglaminda veremle mücadeleyi incelemektedir. Tez, Balkan Savaslari ile Cumhuriyet’in kurulusu arasindaki yillarin dogurdugu nüfus meselesinin kamusal saglik alanini sekillendirdigini anlatmaktadir. Tip, siyasi bir olgu olarak ele alinmis, ve devletin sosyal ve gündelik alanlara müdahelesinin boyutlari ortaya konmaya çalisilmistir.

1930’larin Türkiyesi’nde, ulus- devletin kurulus sürecinde nüfusun nitelik ve nicelik açisindan iyilestirilmesi gündeme gelmis, nüfus azalmasinin önüne geçmeye yönelik yöntemler tartisilmistir. Bu süreçte doktorlarin, etkin aktörler olarak ortaya çiktiklari görülmektedir. Doktorlar hem salgin hastaliklarla mücadelede, hem de saglik egitiminde rol oynamislardir.

Çalisma için seçilen verem, erken Cumhuriyet döneminde salgin hastaliklar probleminin bir ayagi olarak ele alinmis, bu dönemde saglik alaninda gelisen sosyal polikanin aslinda devletin maddi olanaksizliklari sebebiyle gönüllü derneklerin de yogun çabasi ile gerçeklestigi anlatilmistir. Buna ek olarak bedenin sosyal alanda ele alinmasi yolu ile normallestirilmesi ve tibbin sosyal kontrol normlari içermesi ortaya konmustur.