Sinem Özer / Turkey’s Experience with Microcredit: The New Governmental Strategy

An abstract of the Thesis of Sinem Özer for the degree of Arts from the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken September 2004

Turkey’s Experience with Microcredit: The New Governmental Strategy

Microcredit delivery to the poor in order to encourage them to involve in income-generating activities or develop their micro-enterprises emerged as a survival strategy on the basis of the assumption that the poor can survive on their own. Given that the poor as self-sufficient market actors are considered to be able to involve in entrepreneurial activities, microcredit represents a new conception of fight against poverty rendered to a matter of availability of financial resources for the poor. Credit recovery is secured not through guarantee or collateral but rather through formation of solidarity groups among credit receivers and maintenance of peer-pressure. This thesis examines microcredit delivery as a new governmental strategy defined by the transition in the conception of development from the direct provision of social services in order to secure the welfare of citizens to empowerment of the poor in order to enable them to survive on their own. In this sense, microcredit delivery represents reconstitution of the social as market spaces subjected to determination of market actors rather than bureaucratic intervention of the state. This approach to microcredit delivery that allows for focusing on forms of knowledge and techniques rendering the poor to object of government and hence problematizing poverty as a governmental concern transgressing the limits of purely economic categories enables to consider penetration of daily forms of life by global power structures.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Sinem Özer tarafindan Eylül 2004’te teslim edilen tezin kisa özeti

Türkiye’deki Mikrokredi Deneyimi: Yeni Bir Yönetim Stratejisi

Yoksullara gelir getirici faaliyetlere girismeleri ya da çok küçük çaptaki isletmelerini büyütebilmeleri için dagitilan mikrokrediler; yoksullarin yoksulluklarindan kendi kendilerine kurtulabileceklerini varsayan bir ayakta kalma stratejisi olarak ortaya çikti. Mikrokredi, yoksullarin kendi ayaklari üzerinde durabilen piyasa aktörleri olarak girisimde bulunabileceginden hareketle yoksullukla mücadele stratejilerini yoksullarin finansal kaynaklara ulasabilirligine dayandiran yeni bir yoksullukla mücadele anlayisini temsil ediyor. Kredilerin geri dönüsü teminat ya da kefil göstermeyle degil, onun yerine krediyi alanlar arasinda dayanisma gruplarinin olusturulmasi ve yoksullarin birbirleri üzerinde grup baskisi uygulamasi yoluyla güvence altina aliniyor. Bu tez mikrokredileri, vatandaslarin refahini güvence altina almak için sosyal hizmetlerin dogrudan sunumuna dayali bir anlayistan yoksullarin kendi kendilerine ayakta kalabilmek üzere güçlendirilmelerine dayali bir kalkinma anlayisina geçisle tanimlanan yeni bir yönetim stratejisi çerçevesinde incelemektedir. Bu anlamda mikrokrediler, toplumsal olanin devletin bürokratik müdahalesine tabi kilinmis alanlardan çok piyasa aktörlerinin belirleyiciligine devredilmis piyasa alanlari olarak yeniden olusturulduguna isaret ediyor. Ekonomik kategorilerin sinirlarini asarak yoksullugu yönetimsel bir kaygi olarak sorunsallastiran ve yoksullari yönetimin nesnesine indirgeyen bilgi biçimleri ve teknikler üzerine odaklanan bu bakis, küresel iktidar yapilarinin gündelik hayata nasil nüfuz edebildigini görmeye olanak veriyor.