Fulya Özkan / A Discourse About Normalization or Fantasy and Its Reflections on Everyday Life: A Cultural-Historical Analysis of Two Popular

An Abstract of the thesis of Fulya Özkan for the degree of Master of Arts in the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken September 2004

A Discourse About Normalization or Fantasy and Its Reflections on Everyday Life: A Cultural-Historical Analysis of Two Popular Magazines of the 1950s, Bütün Dünya and Hafta

Even though Turkey did not enter World War II officially, it was inevitable for her to be affected by a war that had repercussions throughout the world. Therefore, in a parallel fashion to the new developments following the war, the end of it marked a new era in Turkey as well. The economic prosperity that emerged relative to the harsh war conditions found its ideological reflections in the cultural realm, where a -so to speak- boom was observed. One consequence of this cultural proliferation was an increase in the number of popular culture magazines published in Turkey. Thus, this study presumes that an analysis of two major popular periodicals, Bütün Dünya and Hafta, is a good means to get an understanding of this transition period that followed the war. Accordingly, these two journals had a discourse parallel to the changing socio-economic environment of the post-war years in that they included articles about the entrepreneurial spirit in their pages. However, they reserved a place for a counter-discourse that challenged the industriousness and work ethics of this spirit as well. Moreover, the everyday life of the “common people” that was narrated in Hafta also constitutes a picture of the reality that contradicted such a discourse. This contradictory nature of the discourse of these two magazines also shapes the theoretical framework of this study in which recent discussions in the academic circles of both history and cultural studies disciplines are examined.

Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans derecesi için Fulya Özkan tarafindan Eylül 2004’te teslim edilen tezin kisa özeti

Normallesme veya Fantezi Üzerine Bir Söylem ve Gündelik Hayattaki Yansimalari: 1950’lerin Iki Popüler Dergisinin Kültürel ve Tarihsel Bir Analizi, Bütün Dünya ve Hafta

Her ne kadar Ikinci Dünya Savasi’na resmen katilmamis olsa da Türkiye’nin, etkileri tüm dünyaya yayilan bu savastan etkilenmesi kaçinilmazdi. Bu nedenle savasin sona ermesiyle birlikte ortaya çikan gelismelere paralel olarak, Türkiye yeni bir döneme girdi. Çetin savas kosullarina kiyasla hissedilen iktisadi refah, ideolojik yansimalarini tabiri caizse bir patlamanin yasandigi kültürel alanda buldu. Bu kültürel zenginlesmenin sonuçlarindan biri de yayinlanan popüler kültür dergilerinin sayisindaki artisti. Bu nedenle bu çalisma, dönemin iki önemli popüler dergisi olan Bütün Dünya ve Hafta üzerine bir incelemenin, savas sonrasi geçis dönemini anlamak için uygun bir çerçeve sundugunu öngörmektedir. Zira bu dergilerin söylemi, girisimci bir ruhun nasil olmasi gerektigini ele alan makalelere yer verdigi ölçüde savas sonrasi yillarin degisen sosyal ve ekonomik çehresini de yansitiyordu. Ancak bu dergilerin, girisimci çalisma ahlakini yeren bir karsi-söylemleri de vardi. Hatta, Hafta dergisinin aktardigi sekliyle “siradan insanin” gündelik hayati da dergilerin bu söylemiyle çelisen bir resim teskil ediyordu. Dergilerin bu çeliskili söylemi, bu tezin hem tarih hem de kültürel çalismalar disiplinlerine içkin bazi akademik tartismalarin ele alindigi teorik çerçevesini de biçimlendirmistir.