Murat Metinsoy / Wars Outside the War: Social Impact of the Second World War on Turkey

Wars Outside the War: Social Impact of the Second World War on Turkey

The social impact of Second World War on Turkey has not attracted the attention of scholars because of the politico-historical approach in Turkish historiography, which holds the state, elites, macro-economic developments. and diplomatic events as its focal point. However, although Turkey did not participate in the war, the people were affected by it profoundly.

This thesis describes the effects of the war on the small peasants, working class, poor people, children and women. Because the domain of high politics was stable, the state has been regarded as the main actor of the period and in the developments of the post-war era and the people have been regarded as the passive and silent objects of the socio-economic conditions and the state policies.

This thesis shows that the people were not passive objects, that they resisted the state policies and socio-economic conditions created by the war. It is argued that their everyday life experiences and resistance should be taken into account in the interpretation of the post-war liberal-turn and institutionalization of the social policy.

As for the state, which was called a strong state, the war revealed its weakness in the face of the problems in the social field and social resistance in everyday life. In a nutshell, this thesis opens to question the orientalist conceptualization of the Turkish people as passive objects and the state as strong.

Savas Disindaki Savaslar: Ikinci Dünya Savasi’nin Türkiye Toplumuna Etkileri
 
Ikinci Dünya Savasi’nin toplumsal alanda yarattigi etkiler, siradan insanlarin deneyimleri ve sorunlari döneme iliskin literatüre hakim olan siyasal tarih perspektifi nedeniyle pek ilgi çekmedi. Devlet, elitler, makro ekonomik gelismeler, diplomatik olaylar temel ilgi konusu oldu. Halbuki Türkiye savasa katilmamasina karsin, insanlar savastan derin bir biçimde etkilendiler. Ayrica, savas yillarinda yüksek siyaset alaninin durgun ve sakin olmasi nedeniyle, kitleler, devletin ve içinde bulunduklari sosyoekonomik kosullarin karsisinda sessiz ve pasif olarak resmedildi. Devlet ve elitler de savas yillarinin ve savas sonrasindaki gelismelerin temel özneleri olarak kurgulandi. Bu tez ilk olarak Ikinci Dünya Savasi’nin küçük köylülük, isçi sinifi, yoksul insanlar, çocuk ve kadin üzerindeki etkilerinin altini çizmekte ve onlarin yasam mücadelelerini hatirlatmaktadir. Tezin diger bir amaci da savas yillarina gündelik yasam perspektifinden bakarak, insanlarin, içinde bulunduklari kosullara ve devlet politikalarina gündelik yasam içindeki direnislerini ve meydan okumalarini göstermektir. Türkiye savasin disinda kalmasina ragmen insanlar savastan etkilenmisler ve gündelik yasam içinde kendi savaslarini vermislerdir. Bu anlamda, tez, savas sonrasi ortaya çikan gelismelerde, gerek çok partili siyasi yasama geçiste, gerekse sosyal siyasetin kurumsallasmasinda ve örgütlenmesinde, insanlarin savas yillarindaki direnislerinin ve gündelik yasam deneyimlerinin hesaba katilmasi geregini ileri sürmektedir. Ayrica, gündelik yasam perspektifinden bakildiginda, genellikle güçlü bir devlet olarak nitelenen dönemin devletinin savasin yarattigi kosullar ve insanlarin direnisleri karsisinda sanildigi kadar güçlü olmadigi görülmektedir.Özetle, bu tez, erken Cumhuriyet döneminde kitlelerin, devlet ve içinde bulunduklari kosullar tarafindan belirlenen pasif nesneler oldugunu, devletin ve elitlerin ise güçlü ve yegane tarihsel özneler oldugunu iddia eden, kitlelerin yasam deneyimlerini, seslerini ve direnislerini dislayan yaklasimlari tartismaya açmayi amaçlamaktadir.