Hatice Ahu Hatipkarasulu / Making Sense of Mafia in Turkey: Conceptual Framework and a Preliminary Evaluation

An Abstract of the Dissertation of Hatice Ahu Hatipkarasulu for the degree of Doctor of Philosophy at the Atatürk Institute for Modern Turkish History to be taken June 2005.

Title: Making Sense of Mafia in Turkey: Conceptual Framework and a Preliminary Evaluation

The aim of this dissertation is to make sense of mafia and make sense of mafia in Turkey. The discussions are limited to racketeering. That is, smuggling is not included. The arguments are developed on a conceptual level and reflected to Turkey. As a specific concept in criminology, mafia or organized crime points at an organization accruing illegal gains through a multiplicity of crimes, using threat or violence. Departing from the criticisms of this conceptualization, in this dissertation, it is argued that white-collar or corporate crime should not be taken as distinct, and the slim line of intersection between political economy and criminology should not bedisregarded. That is, committing a profit-oriented crime, mafia is not independent of the ‘place of economy in society’ and the state-business relations shaped therein. This is especially important in the context of neoliberal economic transformation, within which mafia, as a metaphor of reciprocity relations aiming at illicit gain on the borders of the legal economy, stigmatized by the economic transformation process itself, unless the rise of the market economy is restrained with a redistributive state and rule of law. With respect to Turkey, first, the rare lines of knowledge on mafia are discussed. By and large, the works of legal scholars and criminologists are in line with the orthodox definition, and share the same shortcomings. The mafia metaphor is introduced with outlining the neoliberal economic transformation in the post-1980 period, and exemplified with the transformation of the “kabadayi”, so-called ‘Civangate’ and Turkbank privatization.

ÖZET

Bu tezin amaci, mafyayi ve Türkiye’nin mafyasini anlamlandirmaktir. Tartisma haraççilik ile sinirlandirilmis, yani kaçakçilik faaliyetleri konunun disinda tutulmustur. Tartismalar kavramsal bir düzeyde yapilmis ve Türkiye örnegine tasinmistir. Özel bir kriminolojik kavram olarak mafya ya da örgütlü suç, tehdit ve siddete basvurarak çok sayida suç isleyen ve bu yolla yasadisi kazanç elde eden bir örgüte isaret eder. Bu kavramsallastirmanin elestirilerinden hareketle, bu tezde, beyaz-yakali ya da sirket suçlarinin tamamen kapsam disinda tutulmamasi ve kriminoloji ile siyasal iktisat arasindaki ince kesisim hattinin gözardi edilmemesi gerektigi öne sürülmüstür. Bu minvalde, kâr amaçli bir suç isleyen mafya, ‘ekonominin toplum içindeki yeri’ ve bu yer içinde sekillenen devlet-is dünyasi iliskilerinden bagimisiz degildir. Bu bakma biçimi, neoliberal ekonomik dönüsüm süreci düsünüldügünde daha da önem kazanir. Yasal piyasanin sinirlarinda yasadisi kâr elde etmeye yönelik karsiliklilik iliskilerine dair bir metafor olarak görülebilecek olan mafya, piyasa ekonomisinin yükselisi, sosyal devlet ve hukuk devleti tarafindan sinirlanmadikça, ekonomik dönüsüm süreci tarafindan tetiklenecektir. Türkiye ile iliskili olarak, öncelikle mafyaya iliskin nadir rastlanan akademik çalismalar üzerinde durulmustur. Hukukçu ve kriminologlarin konuyu ele alma biçimleri, yukarida verilen ortodoks tanim üzerinden ilerler ve yine yukarida isaret edilen noktalardan elestirilebilir. Mafya metaforu ile ilgili tartismaya, 1980 sonrasi neoliberal ekonomik dönüsümün ana hatlari çizilerek baslanmis ve mafya metaforu, “kabadayi” figürünün dönüsümü, ‘Civangate’ olayi ve Türkbank özellestirmesi ile örneklenmistir.