Ebru Aykut / Alternative Claims on Justice and Law: Rural Arson and Poison Murder in the 19th Century Ottoman Empire

An Abstract of the Dissertation of Ebru Aykut, for the degree of Doctor of Philosophy from the Atatürk Institute for Modern Turkish History at Bogaziçi University to be taken October 2011

Title: Alternative Claims on Justice and Law: Rural Arson and Poison Murder in the 19th Century Ottoman Empire

This study examines the ordinary Ottoman subjects? interplay with justice and law from the mid- to late nineteenth century Ottoman Anatolia and Rumelia at a time when the Ottoman state?s centralization efforts escalated and its claim on justice was much stronger than ever. It explores the Ottoman state?s interventions to the everyday life by regulations and instructions in order to show their impact on the ordinary subjects while at the same time concentrates on the subjects? perceptions of and reactions to these interventions from a perspective informed by gender studies and social history. Rural arson and poison murder, in this study, are regarded as two unique means to implement justice unofficially and assert agency by peasants and women. Based on archival evidence yielded by the nizamiye court records and particularly by the interrogation reports, this dissertation explores the way justice was perceived by common people and to what extent this perception overlapped or differed from the justice as defined by the Ottoman state. In doing so, it aims to uncover alternative claims on justice and law by common people and their own narratives of conflict. By focusing on intra-peasant disputes and domestic conflicts, it investigates the ways these people found solutions to their very real problems and implemented justice unofficially when the official mechanisms proved to be incapable of providing an outlet in situations of everyday crisis.


Bogaziçi Üniversitesi Atatürk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitüsü’nde Doktora derecesi için Ebru Aykut tarafindan Ekim 2011'de teslim edilen tezin özeti

Baslik: Adalet ve Hukuk Üzerinde Hak Iddialari: 19. Yüzyil Osmanli Imparatorlugu'nda Kirsal Kundaklama Vakalari ve Zehirle Islenen Cinayetler

Bu çalisma ondokuzuncu yüzyil ortasindan sonuna degin, Osmanli devletinin merkezilesme çabalarinin yogunlastigi ve adalet üzerindeki vurgunun hiçbir zaman olmadigi kadar güçlü oldugu bir dönemde, Anadolu ve Rumeli'de siradan Osmanli tebaasinin adalet ve hukukla olan etkilesimini incelemektedir. Çalismada Osmanli devletinin gündelik hayata yaptigi müdahalelere, bunlarin siradan tebaa üzerindeki etkisini göstermek amaciyla odaklanilirken; ayni zamanda tebaanin bu müdahaleleri nasil algiladigi ve ne sekilde tepki gösterdigi toplumsal cinsiyet çalismalari ve sosyal tarihten beslenen bir perspektif içinde ele alinmaktadir. Bu çalismada, kirsal alanda vuku bulan kundaklama vakalari ve zehirle islenen cinayetler, köylülerin ve kadinlarin adaleti gayri-resmi yollardan tesis ettikleri ve kendilerini tarihsel özneler olarak kanitladiklari iki özgün yöntem olarak degerlendirilmistir. Nizamiye mahkemesi kayitlari ve özellikle de istintaknâmelerin sundugu arsiv malzemesine dayanilarak, siradan ahalinin adaleti nasil kavradigi ve bu kavrayisin devlet tarafindan tanimlanan adalet anlayisiyla ne ölçüde örtüstügü veya ayristigi arastirilmistir. Bu yolla ahalinin adalet ve hukuk üzerindeki iddialariyla birlikte, kendi aralarindaki ihtilaflari nasil dile getirdigi ortaya çikartilmaya çalisilmistir. Köylüler arasi çekismeler ve hane içi çatismalara odaklanan bu tez, resmi mekanizmalarin gündelik kriz durumlarindaki acziyetleri karsisinda, ahalinin kendi sorunlarina nasil çözüm ürettigi ve gayri-resmi yollardan adaleti nasil tesis ettigini arastirmaktadir.